Yatırım Projeleri

Yatırımcının risk tercihine göre TFC’nin veritabanın da bulunan yatırım projeleri dört ana başlık altında incelenebilir:

Düşük riskli sabit getirili yatırımlar genellikle yatırımcıların bilançolarındaki büyük kalemleri bağlayabilecekleri yatırımlardır. Yatırımdan esas beklenti likidasyon ve zarar riskinin sıfıra yakın ya da çok düşük olmasıdır. Sadece enflasyonun üzerinde karların beklendiği bu tip bir yatırımlar, arbitraj stratejileri, rayiç değerini bulmuş sağlam gayrimenkuller veya ulusal& uluslararası bilinirliği çok yüksek şirket stokları olabilir. Genellikle portföy çeşitlendirmeyi hedefleyen kurumsal yatırımcılar için uygundur.

Orta düzey riskli yatırımlar ise zarar olasılığının düşük likidasyon riskinin nispeten yüksek olduğu projelerdir. Butik gayrimenkul projeler, trend takip trading sistemleri, hesaplanmış arbitraj (calculated arbitrage- yüzde yüz olmayan) patent kontratları gibi projeleri içerir. Yatırımcının beklentisi dengeli ve yüksek karlar buna karşılık düşük zarar, ancak zorlayıcı likidasyondur.

Yüksek riskli yatırımlar ise tanıma uygun olarak kısa vade de yüksek nakit karları ve finansal maksimizasyonu hedefler. Türev ürünler, kaldıraçlı alım-satım kontratları ulusal-100 dışındaki stokların alım satımı bu tip yatırımlara örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra yükselen piyasalarda  mal ve hizmet yatırımları da bu kapsamda değerlendirilebilir. Başarı halinde karlar bütün finansal beklentileri alt-üst edecek kadar yüksek olabilir.Bu tip yatırımları olumlu sonuçlandıran bir firmanın ölçeğinin dramatik bir biçimde büyümesi yeni kredi olanaklarına kavuşması beklenebilir.

Savaş bölgesi yatırımları ise TFC investment’ın sunduğu en spesifik yatırım enstrümanlarını içerir. Tanımın aksine bu yatırım biçiminde likidasyon ve zarar riskleri yüksek riskli yatırımlara göre daha düşüktür. Ancak bu tip bir yatırımda, yatırıma harcanan tüm sermayenin riske edildiği gerçeğini de belirtmemiz gerekir. Politik risklerin en büyüğü olan savaş riskini fiyatlamaya dayanan bu tip projeler başarı halinde olağanüstü karların yanı sıra, endüstrinin domine edilmesini ve monopol karların kazanılmasını sağlayabilir. Uluslararası yardım kuruluşlarının da desteğiyle yatırımcı, yeniden yapılandırmalar da dev sübvansiyonlar alabilir.